My vacation has no followers yet. Be the first one to follow.
Muğla dan Marmaris yönünde gelindiğinde, Sakar geçidinde nefis bir Gökova manzarası karşılar bizi. Sakar geçidinden hemen iner inmez Akyaka tabelasında saparak varılıyor Akyaka ya..
http://caglarca.blogspot.com/feeds/2360999312860402081/comments/default
http://caglarca.blogspot.com/feeds/7821620240360408512/comments/default
Yat LimanıAnfi tiyatro yat limanına bakan çok güzel bir yere kurulmuş.
Datça
Eski Datça
Deniz FeneriEge ve Akdenizin kavuştuğu yerde deniz feneri gemicilere yol gösteriyor.
Akvaryum BüküDatça nın tertemiz büklerinden birisi
View Larger Map
http://caglarca.blogspot.com/2008/09/data.html
http://caglarca.blogspot.com/feeds/3592737137538084956/comments/default
Posta KutularıZarifçe boyanmış posta kutuları Foça'da günbatımı Eski Foça limanında günbatımı Foça'da günbatımıEski Foça limanında günbatımı
http://caglarca.blogspot.com/2008/07/test-1-2.html
Oluklu KöprüKöprüçay ın turkuaz rengi suyu ve oluklu köprü Kemerli KöprüEski tarihlerde kervanların geçtiği tarihi ipekyolu üzerindeki kemerli köprü Daha fazla fotograf ve harita yakında burada...
http://caglarca.blogspot.com/2008/06/kpray-kprl-kanyon-kamp.html
Hoşgeldiniz,Yaşam öyle bir şeyki her gün yeni şeyler yaşıyoruz, yeni bir şeyler öğreniyoruz, duygulanıyoruz, üzülüyoruz, seviniyoruz.Ve öylesine dinamik ki biz istemesekde, ya da bir şey yapmasakda çevremizde birşeyler oluyor ve biz kayıtsız kalamıyoruz.Paylaşmak bizi mutlu eden çoğu zaman hayatı güzellikleri, sevinçleri, üzüntüleri, umutları ve internet ortamı paylaşmanın en evrenseli.Teknoloji ve teknolojinin getirdiği yeni bakış açılarını ve bu bakış açılarını keşfetmeyi çok seviyorum. Fotograf, dağcılık, kamp, bisiklet, navigasyon en sevdiğim uğraşlardan..Okumayı ve müziği zaten hayatın bir parçası olarak saydığım için uğraş olarak saymıyorum.Ögrenmek ve keşfetmeyi hala bir çocuk gibi çok seviyorum ve bu konuda büyümek istemiyorum. Çok şanslıyım ki beni bu konuda destekleyen ve o cocuksu parıltıyı gözleride gören dünya tatlısı biricik eşim var.Bu site bu keşif ve yeni öğrenmelerin paylaşılmasını amaçlıyor. Her zaman asıl zenginliğin hayatın küçük detaylarını keşfedilmesi ve bunun verdiği mutluluk duygusunun olduğuna inanmışımdır.Mutluluk yolun sonundaki yer değil, yolun kendisidir bence. O zaman yola çıkmak lazım her zaman."Y" li Yaşam FormülümYılgınlara, Yanlışlara, Yenilgilere YanıtYalnızca Yürekten Yaşamaktır...SevgilerimleÇağlar Tükelemail caglar.tukel[at]gmail[nokta]comHayat bir kaç mısradırBir şairin dilindeHayat bir içim sudurBir genç kızın elindeHayat bir tek kurşundurBir katilin elindeHayat bir yığın yaprakBir ırmağın selinde...Şair bilinmiyor
http://caglarca.blogspot.com/2006/09/balang.html
İzmir çevresinde, nispeten kısa mesafede görülecek epeyce güzel yer var. Bu yerlerlerden birisi Menemen ile Aliağa arasında kalan Su Uçuran şelalelerinin olduğu yer. Yürüyüş, kanyona yakın bir kaç yerleşim yerinin olduğu Turgutlar dan başladı. Aslında vadi Turgutlar a gelmeden önceki Çukurköy den başlıyor, yeşil bir dere ile şelalelerin bulunduğu yere geliyor. Daha uzun yürümek için tercih edilebilir.Uzakta Güzelhisar barajı görünüyor.Dere boyunca çok gür olmayan su şelaleden 30-40 metrelik mesafeden düşüyor. Kesin olmamakla birlikte Ege bölgesinin en yüksekte düşen şelalesi olduğu söyleniyor. Şelalenin suyu daha önceki köylere uğradığı için içmek için güvenli değil.Büyük şelalenin yaklaşık 300 m ilerisinde küçük şelale var. Buradan sonra dere yavaş yavaş akıp daha ilerideki Güzelhisar barajına ulaşıyor.Derenin uçurumun sonuna ulaşıp şelale oluşturduğu yer. Bahar aylarında su bu kadar cılız ise yazın daha başında bu derenin kuruyacağı kesin gibi.Su uçuran ya da kimi kaynaklardaki Büyük Aliağa şelalesiTurgutlar köyünde toprak damlı taş evler terk edilmiş.Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 9.51 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 560 m.Toplam zaman:5:41Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:3.70 km / 1:44 / %17.7Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:5.00 km / 2:03 / %26.4Ortalama hiz:2.4 km/saatHaraket edilen zaman:3:57Adim sayisi: 15600Zorluk Derecesi: 16.18FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indirNasıl Gidilir?İzmir'den çıkıp Menemeni geçtikten sonra Yanık köy (5 km), Doğa Köyü (6 km), Belen (8 km) ve Turgutlar (22 km) yazılı tabeladan sağa sapılıyor. Eski Bergama ya giden yolun üzerindeki körüyü geçtikten sonra sağ tarafa Belen Köyü yoluna dönülüyor. Belen Köyünden Çukurköy e varılıyor ve oradan da Turgutlar a dar bir asfalt yoldan ulaşılıyor.Ayrıca Manisa'nın Türkmen Köyünden de şelalelere ulaşılabiliyormuş.
http://caglarca.blogspot.com/2008/05/su-uuran-elalesi.html
Geçenlerde Popular Photography dergisinin Nisan 2008 sayısında en arka kapa yayınlanan Türkiye ile ilgili reklamdaki fotoyu gördüğümde bu fotografı bir yerden hatırladığımı farkettim. Hemen Eylül 2007 yaptığımız Kapadokya gezi fotolarına göz attım. Yanılmamışım, Zelve de çekilen fotografın hemen hemen aynısıydı. Bu fotografı çeken Hırvatistan lı fotograf sanatçısı Mario Novak biraz daha sağdan ve oyuktaki detayları göstererek bu fotografı sunmayı tercih etmiş. Ben bu fotografı çektiğimde çerçeve içindeki detayları çok beyenmemiştim. Belirgin görünen çit oranın otantikliğini bozduğunu düşünmüştüm. Bunun en büyük fotograf olarak seçilmesine yadırgadım birazda.Başka bir konuda bizim ülkemizde dünya çapında çok iyi fotografçılar varken neden bunun Hırvat bir kişiye veridiğiydi. Sanatçının sitesinden diğer fotolara baktığımda fotoların çok sıradan gibi geldi. Sanki ayak üstü gelmiş fotoragları çekip gitmiş gibi. Kapadokya yı anlatan çok daha iyi fotograflar bulunabilirdi.
http://caglarca.blogspot.com/2008/05/bak-as.html
FotograflarAlbümü görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2008/04/belevi-irince.html
FotograflarAlbümü görüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/04/bozda-kamp.html
Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 18.40 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 850 m.Toplam zaman:7:17:00Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:8.84 km / 2:33 / %11.4Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:8.07 km / 2:05 / %14.8Ortalama hiz:3.7 km/saatHaraket edilen zaman:4:57Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 14.21FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/04/musalar-al-da.html
Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 27.75 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 1097 m.Toplam zaman:8:05:00Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:7.92 km / 2:06 / %9.3Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:15.14 km / 3:54 / %14.8Ortalama hiz:4 km/saatHaraket edilen zaman:7:01Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 10.83FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/03/glck-subatan-sart.html
Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 27.75 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 1097 m.Toplam zaman:8:05:00Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:7.92 km / 2:06 / %9.3Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:15.14 km / 3:54 / %14.8Ortalama hiz:4 km/saatHaraket edilen zaman:7:01Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 10.83FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=721022338286669262
Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 18.74 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 898 m.Toplam zaman:6:34:57Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:6.49 km / 1:56:44 / %10.7Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:10.14 km / 2:46:00 / %11.8Ortalama hiz:3.6 km/saatHaraket edilen zaman:5:09:44Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 10.91FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/03/parsa-ovack-sinanclar.html
Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 24.78 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 846 m.Toplam zaman:9:05:41Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:11.50 km / 3:31:41 / %13.6Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:11.65 km / 3:18:00 / %16.6Ortalama hiz:3.4 km/saatHaraket edilen zaman:7:15:41Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 30.40FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/02/gaziemir-balova.html
Yürüyüşler20 Ocak 2008 Örnekköy-Sanatoryum-Tantalos13 Ocak 2008 Armutlu-Mahmut Dağı2007 Güz30 Aralık 2007 Gökdere Kanyonu-Nif Altı-Kaynaklar16 Aralık 2007 Beşpınar-İğdecik-Beşpınar02 Aralık 2007 Güzelbahçe-Balçova04 Kasım 2007 Beşpınar-Spil-Ansızca28 Ekim 2007 Kurudere – Karagöl üstü -Gökçeler07 Ekim 2007 Radarlar-Tekketepe-Armutalan-Baraj8-9 Eylül 2007 Bafa GölüHaritayı büyük olarak görüntüleyin
http://caglarca.blogspot.com/2007/10/daclkyry-faaliyetleri.html
Örnekköy ün üzerinde çoğunluğu beyaz mermerden oluşmuş ölümün soğukluğunu anlatan mezarların içersinden geçtikten sonra baharla birlikte yeniden yeşermeye yüz tutmuş dere yatağından başlıyor yürüyüş. Dere boyunca otların üzerine yağmış ciğ iyice yatay gelen güneşin ışıklarıyla parlayınca insan kendini bir masal aleminde zannediyor. Yolda karşılaştığımız yeni doğmuş bir keçi hayatının ilk saatlerinde şaşırmış bir şekilde bize bakıyor. Parkur üzerinde iki üç çeşme ile karşılaştık. Bu mevsim itibari ile bu çeşmeler akıyor ama havalar iyice ısınınca ne olacakları belli olmaz. Parkur öğle yemeği için verilecek molalın olduğu senataryum binasına yaklaştıkça dikleşiyor.Öğle yemeği terkedilmiş bir otel görünümündeki sanatoryum binasının önünde. Söylenenlere göre Buca da kurulmuş bulunan sanatoryum havası güzel olduğu için buraya taşınmış. Bilmeyenler için sanatoryum, veremli hastaların iyileşmesi için kurulmuş sağlık kurumları ve veremin kökünün kazılması ile yurt genelinde kapanmaya başlamış. Karşıyaka belediyesi nin bu binaları Orman bakanlığından alıp, otel haline dönüştürme çabaları varmış. Yakın kaybettiğim ninemi ziyarete giderken şehir içindeki hastanlerin ne kadar havasız ve moral bozucu olduğunu düşünmüştüm. Dağların havası ile iyileştirici bir etkisi olduğunda uzmanlar fikir birliği yapmışlar. Belkide burası yine hastaları iyileştirmek için kullanılır.Tantalos kayasının üstünden Karşıyaka ya doğru muhteşem bir manzara ayaklarımız altında.Dönüşte ikinci bir gurup olarak Tantalos kayası üzerinden yürüyüşe devam ediyoruz. Tantalos ta belirin bir tarihi eser kalıntısı görünmemesine rağmen yer yer düzenli duvar ve kuyu kalıntısını farkettim. Ayrıca etrafta kırmızı kiremit parçacıkları var.Yeri gelmişken Tantalos nedir ondan bahsedelim. Tantalos Zeus ve Plouto nun oğlu sayılan ve Manisa dağında hüküm süren bir lidya kralıymış. Tanrılara karşı yaptığı bir kötülük yüzünden sonsuza kadar cezalandırılmış. Çene hizzasına kadar su dolu bir yerde tutuluyormuş ve su içmek istediği vakit su kayboluyormuş ve başının üzerinde çeşit çeşit meyve olmasına rağmen alamıyormuş.Ne dersiniz, kuraklık ile birlikte ilahi olarak Tantalos misali cezalandırılıyor muyuz acaba?Örnekköyden Yamanlara doğru kanyonda dere akarken yer yer küçük şelaleler oluşturuyor. Derenin hiç değişmeyen dekoru yine çınar ağaçlarıGeri dönüş yolunda biraz önce çıktığımız Tantalos tepesinin üzerinden doğuyor. En geride Yamanlar tepesinin üzerinde antenler görünüyor. Yürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 17.31 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 634 m.Toplam zaman:8:00:55Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:7.54 km / 3:01:29 / %16.1Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:8.21 km / 2:51:55 / %23.6Ortalama hiz:2.7 km/saatHaraket edilen zaman:6:19:55Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 29.35FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indirKaynakçaTantalosEkşi sözlükte TantalosAhmet Altan ın bir yazısı
http://caglarca.blogspot.com/2008/01/palamut-emesi-iekli-ky-bornova-yrys_20.html
Palamut Çeşmesi, Çiçekli Köyü, BornovaYürüyüs IstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafige tiklayiniz)Toplam parkur uzunlugu: 13.79 kmMaksimum tirmanilan yükseklik: 1074 m.Toplam zaman:7:00:57Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Egim:6.37 km / 2:20:29 / %20Toplam inis mesafesi / zaman / Egim:6.54 km / 2:20:29 / %30.4Ortalama hiz:2.6 km/saatHaraket edilen zaman:5:13:08Adim sayisi: Zorluk Derecesi: 35.56FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotograflari GörüntüleHaritaWeb sayfasi olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasini gpx formatinda indir
http://caglarca.blogspot.com/2008/01/palamut-emesi-iekli-ky-bornova-yrys.html
Yeni yıla doğru her büyük şehirde olduğu gibi İzmir i de ışıklarla süslüyorlar. Bunu fırsat bilip biraz ışıklandırılmış Konak meydanı fotosu çekmek istedim.Bu fotograflarda oynama var mi?Nedense güzel bir fotograf gören herkes önce fotografta photoshop hilesi olduğunu düşünür ve bana aynı soruyu sorar. Bende hem evet hemde hayır diye politik bir yanıt veririm. Profesyoneller fotografı kullanmadan önce muhakkak üzerinde ufak tefek düzeltmeler yapar. Bu dijital fotograf icat olmadan çok daha önceleri karanlık odadada yapılırdı. Photoshop programındaki çoğu işlem aslında karanlık odadakı bir tekniğin digital olarak sağlanmasından başka birşey değildir. Digital fotograf makinaları ne kadar ileri teknolojide olsa mükemmel fotograf çekmezler ama belirli renk ve kompozisyon bilgilerinı taşır. Photoshop gibi fotograf editörleri kullanarak bu fotograf özellikleri tekrar ortaya çıkarılır. Çeşitli fotografların birleştirilmesi "fotograf düzenleme" olarak geçer ve orijinal fotograf çekilen görüntüden farklı olabilir. Bana göre fotograf ile oynanıp oynanmadığı değil, fotografın belli bir mesajı, duyguyu, bilgiyı aktarması ve bakan kişide merak yaratması önemlidir.Bu fotolar fotograf sehpa(tripod) kullanarak ve güneş battıktan sonra alaca karanlık dediğimiz zaman çekildi. 200 ISO da ve 1 sn civarında pozlandırıldı. JPG olarak çekilen ham fotolar photoshopta renk dağılımı seviye (levels) düzeltmesi yapıldı. Bazılarına HDR denen ve fotografın karanlık ve aydınlık alanlarının eşitlenmesine dayanan teknik kullanıldı. Uzun fotolar 2 adet fotografın photoshopta kesintisiz montajı ile sağlandı.Albümü görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2008/01/ylba-akam-konak-meydan.html
İzmir'de oldğumuz için çok şanslıyız aslında çünkü dört tarafımızda birbirinden güzel dağ var. Batıda Balçova, Kemalpaşa tarafında Nif ve Bozdağ a kadar uzanan dağ silsilesi, Manisa tarafında Spil ve Karşıyaka tarafında Yamanlar. 10 dakika içersinde şehirden çıkıp bir parkurun başını bulmak mümkün.Bu haftaki Gökdere kanyonuda çok yol kathetmeden hemen şehirde başlayan bir parkur. Işıkkent'ti geçip Aydın-İzmir otobanına paralel tali yoldan Gökdere den başlıyor. Minubüsten inince hemen bir mezarlığın soğuk yüzü ile karşılaşsada hemen yüzünü Nif dağına çevirip, bulutsuz aydınlık günün sıcaklığını hissediyor insan.Çimenlere hafif kırağının yağması iyice yatay gelen sabah ışığının beyaz parlaklığı büyüleyici bir manzara yaratıyor kış yürüyüşlerinde. Daha önce bir kaç defa yürüdüğümüz Gökdere kanyonu aslında dik yamaçların altında gizli kalmış ve insanlar tarafından farkedilmemiş bir parkur. Buz gibi kar sularından beslenen kanyonun içindeki dere ile patika sarmaş dolaş ilerliyor, derenin bir sağndan bir solundan devam ediyor. Dere yer yer küçük çavlanlar ve şelaleler oluşturmuş. Parkur daha ilerilerde daralıyor ve artık vadiyi bırakıp sırta çıkmak gerekiyor. Nif dağının gerçek etekleri buradan başlıyor ve zirveye doğru sıkı bir tırmanış yapılması gerekiyor. Genelde dağlar zirvenin altında kıvrımlar yapıyor. Bu kıvrımlar sırtlar ve vadi ve kanyonlardan oluşuyor.Zirveye varmadan Gelin dağı ve Nif Kulübe arasındaki düzlüğe ve buradan da hemen Gökdere kanyonuna komşu Kaynaklar vadisine ulaşmak hedefleniyor. Genelde yüzümüzü Kaynaklar köyüne verdiğimizde sol taraftaki yamaçdan indiğimiz vadiyi bu sefer sağ taraftan ve Kaynaklar dan Nif e çıkan orman yolundan yapıyoruz. Mola orman yangınlarına karşı yapılmış yangın göletinde.Daha sonra Kaynaklara doğru Çam, Servi, Delice Zeytin ağaçlarının eşliğinde devam ediyoruz. Kaynaklar vadisinin ortasında sarp kayalıklarda bir grup kaya tırmanışı eğitimi yapıyor. Sağdaki orman yolundan vadinin ortasına indikten sonra parkur Kaynaklardaki asırlık çınar ağacının önünde bitiyor.Son yağmurların faydasını bu yürüyüşde gördük. Her yerden gürül gürül sular akıyor. Kaynaklar isminin her yerden kaynayan sulardan dolayı ne kadarda doğru olduğunu anladık.Yürüyüş İstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafiğe tıklayınız)Toplam parkur uzunluğu: 18.22 kmMaksimum tırmanılan yükseklik: 1152 m.Toplam zaman:7:57:43Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Eğim:9.00 km / 3:00:42 / %14.8Toplam iniş mesafesi / zaman / Eğim:7.51 km / 2:22:54 / %25.5Ortalama hız:3.1 km/saatHaraket edilen zaman:5:52:13Adım sayısı: 27500 adımZorluk Derecesi: 25.59FotograflarAlbümü görüntüleHarita üzerinde fotografları GörüntüleHaritaWeb sayfası olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasını gpx formatında indirGeocacheBu faaliyette ilkkez içinde mesajımızın olduğu bir kap sakladık. GCOCT01 kodlu kabın koordinatları 38.37043° N,27.31783° E, 804 m. Saklanan yer fotografta kırmızı ok işareti ile işaretlenmiştir. Kaynaklardan Nif e çıkan orman yolu üzerinde bir yangın göleti var. Göletin önündeki çeşme nin karşısındaki ceviz ağacının altında bir briketin altındadır.
http://caglarca.blogspot.com/2007/12/gkdere-kanyonu-kaynaklar.html
Yeni yağmış kar ve açık, berrak hava dan başka ne düsünülebilir ki. Yürüyüş daha öncede başladığımız Beşpınar köyünden başlıyor. Son yağan yağmurlardan sonra heryerden su kaynıyor ve sanırım ondan dolayı Beşpınar deniyor buraya. Parkur sıkı bir tırmanıştan sonra Atalanı na giden yol ile kesişiyor. Burada donmuş bir küçük ve arkada bir bina güzel bir manzara oluşturuyor. Bu noktada Spil zirvenin altındaki vadiden dik bir inişle masif bir kayanın yanına ulaşıyor parkur. Kayanın yanında çeşme ve koyun ağılları var. Bu noktadan sonra yoldan Ayvacık köyünün altından öğlen molasının veridiği ikici çeşmeye ulaşılıyor. Kullanılmayan kulübenin yanında yemek molası verildiğinde karşıdaki evde yaşayan yanında tüfeği olan bir kişi yanaşıyor. Söylediğine göre bir akciğer hastalına yakalanmış ve burada yaşamaya başladıktan sonra bu hastalıktan kurtulmuş ama neden bir taraftan sigara içtiğini anlam veremedim. Bu çeşmenin bulunduğu yol daha aşağıda Kayadibine ve oradanda Turgutlu'ya ulaşıyormuş. Evin üstündeki yol tekrar Beşpınardan Spil e giden yol ile çıkıyor ki parkura buradan devam ediliyor. Yol yükseldikçe karşıdan Sülüklü göl görünüyor ve tekrar bir vadiye giriliyor. Ayvacık köyü sağ tarafta ve yolun sağında uçurumdan gürül gürül su sesi geliyor.Daha ileride yolun kenarında çeşmede Aç öldüren çeşmesi yazıyor. Sanırım zamanında aç aç bu suyu içenlerin başı derde girmiş. Yolun kıvrıldığında bir kanyon başlıyor bu direkt ilk başta yürüdüğümüz düzlüğe çıkıyor. Yürüdümüz yönü yoğun bir bulut kaplıyor. Başlanılan yokuştan inerek tekrar Beşpınar köyüne varılıyor. Bu parkur yaklaşık 17 km uzunluğunda ve başlangıcı ve bitişi aynı olduğundan parkurun başına ulaşmak için sadece Kemalpaşa/Sütcüler üzerinde Beşpınar köyüne ulaşmak yeterli.Yürüyüş İstatistikleriParkur profili (Büyütmek için grafiğe tıklayınız)Toplam parkur uzunluğu: 17 kmMaksimum tırmanılan yükseklik: 1255 m.Toplam zaman:7:03:29Toplam tirmanma mesafesi / zaman/ Eğim:8.45 km / 2:42:06 / %16Toplam iniş mesafesi / zaman / Eğim:6.27 km / 2:10:28 / %25.8Ortalama hız:3.1 km/sHaraket edilen zaman:5:12:51Adım sayısı: 27900 adımZorluk Derecesi: 24.18Fotograflar Albümü görüntüleHarita üzerinde fotografları GörüntüleHaritaWeb sayfası olarak daha buyuk olarak görüntüle Parkuru Google Earth ile görüntüleGPS datasını gpx formatında indir
http://caglarca.blogspot.com/2007/12/bepnar-idecik-bepnar.html
Her gün email kutumuzu açtığımızda birilerinden onlarca fwd edilmiş mesaj görürüz, daha sonra okuruz diye ayırsakta ya kutunun aşağına doğru yollanır ya da sonsuza kadar silinir. Bazen de hiç yazmayan birisinden gelirki bilirsiniz önemlidir. Aşağıdaki videonun olduğu link de böyle sevdiğim bir dostumun nadir mesajı olarak geldi.Steve JobsBazılarımız duymuştur ama biz tekrar yazalim. Apple kurucusu iki kişiden birisı. Aynı zamanda en büyük bilgisayar animasyon şirketi Pixar in kurucusu.Üniversite yi bıraktıktan sonra fakri doktora aldigi bir üniversitenin mezuniyet töreninde konuşuyor.Hayatıyla ilgili 3 hikaye anlatıyor. Birincisi noktaları birleştirmek; üniversiteyi bıraktıktan sonra sokaklarda dolaşırken bir kaligrafı (güzel yazı sanatı (yunanca: çallos=güzel graphẽ=yazi) dersinin ilanın görür. Üniversiteden ayrıldığına göre istediği dersi alabildiğinden bu kaligrafi dersine katılır. Ve 10 yıl sonra Machintosh tasarlanirken de güzel yazı kurallarının tam uygulanması sağlanır. Alakasız görünen bir konu bile insanlık tarihinin değişmesine sebeb olur. Hayatımızda ilgisiz gibi görünen bazı detaylar belki noktaları birleştirme oyunu gibi birleşir..İkinci hihaye, kaybetmek ve kazanmak ile ilgili20 li yaşlarda Steve Jobs Apple i kuruyor 10 senede şirket çok büyüyor ve anlaşmazlık nedeniyle CEO tarafından Apple dan atılıyor. Ama çok sevmesi iki yeni şirket kuruyor. NeXT ve Pixar. Bu şirketler kendi başlarına başarı örneği. Apple in NeXt i satın alması ile tekrar Jobs Apple a geri dönüyor. Ve yeniden Apple basarili bir yere geliyorİşiniz hayatınızın büyük bir kısmını aldığını için yaptığınız işi sevin, eğer bulamadıysanız aramaya devam edin.Üçüncü hikaye ölümle ilgili.Bir iki yıl önce pankreas kanseri teşhisi konmuş. Doktoru 3-6 arası bir ömür biçiyor. Ölüm yenilere yer açmak için kaçınılmaz o yüzden başkalarının dogma ları ile yaşamamalı ve hergünün son gün olduğu düşünülmeli çünkü ölüm kainatın en iyi tasarlanmış seyidir.Konuşma "daima aç yasa, aptalca yasa" sözüyle bitiyor.
http://caglarca.blogspot.com/2007/12/noktalari-birlestirmek.html
Bir aralık gününe göre şaşılacak bir şekilde sıcak bir gün. Güzelbahçe-Balçova parkuru İzmir körfezini tepeden seyrede seyrede devam ettiğinden manzarası en güzel parkurlardan birisi olmuştur.Parkuru tekrar yürüyecekler için bazı notlar. Güzelbahçe'nin içinden dere yatağı ve vadinin başladığı yerden başlanıyor. Son zamanda dere ıslah çalışmaları nedeniyle bazı bentler yapılıyordu. Başlangıçta iki seçenek mevcut, dere içinden vadiden yavaş yavaş yükselme ya da hemen sırttan bol bol deniz manzaralı sırt yürüyüşü. Biz sırt yürüyüşünü tercih ettik.Sırttaki orman yolu üzerinde bol bol dağ çileği ve özellikle aralık ayında yemeye doymak olmuyor.Yazı devam edecek...Parkur ProfiliBazı istatistikler:Toplam parkur uzunluğu: 20.97kmToplam zaman: 7 saat 51 dakikaBitiş: 17:21Toplam tirmanma mesafesi ve zaman : 10.12 km / 3 saatToplam inis mesafesi ve zaman: 9.47 km / 2 saat 41 dakikaDüz gidilen mesafe: 1.22 / 0:22Ortalama hız: 3.5 km/hDurulan zaman: 1 saat 46 dakikaFotograflarAlbüm Olarak GörüntüleHaritalarDaha buyuk harita icin Parkuru fotografları ile birlikte Google Earth ile görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2007/12/gzelbahe-balcova.html
Cumartesi günü geç gelen pencere ustalarını beklerken biraz makro çalışması yapayım dedim. Çiçekleri aldığım amcadan yeni öğrendiğim bir tiyo çok işe yaradı. Vazonun içersine yarım kapak klorak çiçeklerin hem canlı görünmesine hemde daha uzun durmasını sağlıyormuş. Buda fotografların canlı görülmesini sağladı.Odanın içersinde ışık yetersiz olduğu için pencere önüne vazo kondu ve pencereden gelen doğal ışıkla aydınlanması sağlandı. Oda karanlık olduğundan siyah bir fon doğal olarak oluştu. Çiçekler vazo içersinde rastgele değilde belli bir kompozisyon içersinde oluşturuldu.Makro çekimlerde alan derinliği dar olduğundan otofokus yerine manual odaklamayı ve 400 ISO tercih ettim.Son olarak su spreyi ile çicekleri sulayınca damlacıklar çiçeklerin daha bir canlı ve doğal görünmesini sağladı.
http://caglarca.blogspot.com/2007/12/makro-fotograflar.html
Spil dağına yoldan iki çıkış var. Manisa'dan ve Kemalpaşa tarafındaki Sütçüler köyünden. Kemalpaşa da İzmir Ankara asfaltından Sütçüler'den ayrılıp Spil'e doğru araba tırmanmaya başlayınca kirli sanayi bölgesinin yerini yavaş yavaş ormanlar alır. Yol solunda sarp bir kanyon eşliğinde yükselir.Yürüyüş Beşpınar köyünden başlıyor ve artık klasikleşmiş çam ağaçlarının arasından sıkı bir tırmanma ile devam ediyor. Tırmanmanın bittiği yerdeki düzlüğün olduğu yerin çok güzel bir kamp yeri olduğunu düşünmüşümdür.İlk yokuşun bitimindeki düzlükSütçüler'den gelen yol tekrar kesildiği yer kuşburnular soluklanmak ve biraz kuşburnu toplanmak için iyi bir durak. Adını serbest dolaşan yılkı atlarından alan Atanı düzlüğü öğlen molası için seçim.Atalanı'ndan Spil zirvesi hala uzakta duruyor ve ancak ya sık bir çam ormanından geçerek ya da toprak yolu takip ederek ulaşılabiliyor. Kayıtlara göre Spil dağı 1513 metre ve sönmüş bir volkan. Hatta kaynaklar bir kraterin olduğunu söylüyor.Dönüş yolu dahada ilgi çekici. Hava iyice kararıyor ve yağmurda yürümek daha bir zevk katıyor. Yine çamlar ve altında yağmur sonrasında yeşermiş mor sıklamenler görünüyor. Dere yatakları her zaman olduğu gibi çınarlara ait.ÇitlenbikYürüyüş İstatistikleriYürüme mesafesi: 21.6 kmYaklaşık Adım: 33500Parkur ProfiliFotograflarAlbüm Olarak GörüntüleHarita üzerinde fotografları GörüntüleParkur HaritasıGoogle Earth ile görüntüleKaynaklarhttp://tr.wikipedia.org/wiki/Spil_Da%C4%9F%C4%B1
http://caglarca.blogspot.com/2007/11/bepnar-spil-anszca.html
Güzel bir hava, havada bulut yok. Neredeyse Kasım ayına yaklaşmamıza rağmen hava sıcak ve açık. Parkur başlangıcı için Manisa Yolundan Kurudere ye doğru araba ile çıkılıyor. Kuruderedeki taşocağının toz ve kirli duman kusan bacasının yanından geçiliyor. Köyün çıkışında artık taşımalı eğitimden dolayı kullanılmayan okulunun önünden geçiliyor ve parkur başlıyor.Parkur üzerinde 3 yerde çeşme var ve bu çeşmelerden yağmur yağmasına rağmen sadece bir tanesinde su geliyor. Demek ki bu çeşmeleri besleyen kaynaklar daha sular bakımından doymamış. Belkide suyu bünyesinde tutacak güzel bir kar gerekiyor.Parkur Karagöl'ün güney doğu tarafından ormanın içersinden ilerliyor ve tepeyi dolaşarak yine Kurudere de başlayan Gökçeler Kanyonuna doğru iniyor. Kanyon tarafı oldukca dik ama çok kullanılmadığı düşünülen bir patika kanyona iniyor. Kanyonda su birikintileri var ama güçlü akan bir su yok. Konyonu geçtikten sonra hızlı bir tırmanıştan sonra yürüyüş Gökçeler köyünde bitti.Parkur boyunca ağaçların sararmaya başlaması yeşil olanlarla birlikte güzel bir zıtlık oluşturuyor. Çıktığımız yükseklikten İzmir'in içinde bulunduğu çukuru sis basmış. Bu sisin üzerinde Nif ve Mahmut dağı görünüyor. Bu sis İzmir'deyken içinde yaşarken farkedilmiyor. Büyük ihtimalle SMOG (Smoke + Fog) yani sis ve dumanın birleşimden oluşan hava kirliliğinin işareti. Yükseklere çıkmanın bu tabakanın üzerinde olmak ve tertemiz bir hava almak gibi bir avantajı var.Dağlarda yürürken artık yaban hayat ile ilgili fazla birsey görülemiyor maalesef. Yinede fotgrafını çekemesemde bir alaca yılan önümüzden hızla geçip kayboldu. Buda havanın hala sıcak olduğunu ve yılanların hala aktif olarak dolaştığını gösteriyor.Yürüyüş İstatistikleriBaşlangıç Yüksekliği: 583 m.Bitiş Yüksekliği: 619 m.Yürüme Başlangıç/Bitiş: 9:03 / 15:55Yürüme mesafesi: 12.7 kmYürüyüş Süresi: 4 saat 17 dakikaToplam Süre: 6 saat 55 dakikaToplam Yükselme: 4.98 km.Toplam İniş: 6.20 km.Ortalama Hız: 2.5 km/sFotograflarAlbüm Olarak GörüntüleParkur HaritasıDaha büyük olarak GörüntüleGoogle Earth ile görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2007/10/kurudere-karagl-st-gkeler-yry.html
Güz döneminim ilk yürüyüşü. Tırazlı köyünün ilerisinde başlıyor yürüyüş. Tek şeritli ama asfaltlanmış yolla kesişiyor parkur. Yemek molasından sonra vadi içersinden ilerliyor. Bu vadiler Balçova Barajını besleyen kaynaklar. Vadi boyunca Çınar ağaçları arasında yürüyüş devam ediyor. Kuru çınar yaprakları arasında ilerlemek zor olsada bir o kadar zevkli. Bu vadilerde aslında su olması lazım ama kuru olduğu için yürümek kolay. Vadinin bitiminde Balçova barajı toplama havzası var ama orasında kuru.Yolda nar, ceviz, ayva ağaçlarından göz hakkı payımızdan almadan geçemezdik.Yürüyüş İstatistikleriBaşlangıç Yüksekliği: 843 m.Bitiş Yüksekliği: 66 m.Toplam Süre: 7:25Yürüme Başlangıç/Bitiş: 9:55 / 17:20Yürüme mesafesi: 17.48 kmToplam Yükselme: 863 m.Toplam İnme: 1651 m.Ortalama Hız: 2.5 km/sYürüyüş Profili:Parkur HaritasıDaha büyük olarak GörüntüleGoogle Earth ile görüntüleFotograflarAlbüm Olarak GörüntüleFotografları Harita Üzeride GörüntüleParkur HaritasıYakında...
http://caglarca.blogspot.com/2007/10/radarlar-balova.html
Bu video da basit bir deney yapılmış. İçi su dolu iki bidon. Bu ikisi bir tüpe bağlı ve tüpün ucuna bir sigara yakılıyor. Bidonların altındaki musluklar açılıyor. Su akarken bir vakum oluşturuyor ve sigaradan çekiyor tıpkı akciğerlerimiz gibi.Sonuçta oluşan duman bir bir kağıda süzülüyor ve sigaranın bıraktığı leke çok iyi görülüyor. Bir sigaranın bıraktığı tahribat bu. Do You Smoke? U Got To Watch This... - For more of the funniest videos, click here
http://caglarca.blogspot.com/2007/10/tek-bir-sigarann-yapt-tahribat.html
Yazar :Murakami HarukiYayın Evi :Doğan KitapçılıkDil :TürkçeBaskı Tarihi :Temmuz 2007Sayfa Sayısı:187Çeviren: Pınar PolatOrijinal Adı: Kokkyo no minami, taiyo no nişiOrijinal Yayın Yılı: 1992Hacime (Japonca da Başlangıç) çocukluk ve ilk ergenlik zamanlarında önce Şimamoto ve sonra İzumi adında kızla gençlik aşkı yaşar. Yıllar sonra üniversite bittiğinde sevmediği bir okul kitapları editörliğinde 10 sene çalıştıktan sonra evlenir ve hep hayalindeki caz barı açar ve bir süre sonra istediği hayatı oluşturduğunu düşünürken 37 yaşına geldiğinde hayatı ve geşmişte aşk yaşadığıklarını merak etmeye başlar. İlk gençliğinde aşık olduğu Şimamoto
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=6781670064250814047
Parkur: Göreme-Açık Hava Müzesi-ÇavuşinParkur Uzunluğu: 16.7 kmFotograflarTam sayfa olarak görüntüleTüm geziyi Google Earth ile görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/kapadokya-1gn.html
Göreme-Çavuşin-Paşabağ-Zelve-Göreme Bisiklet TuruMesafe: 19.1 km.Parkur HaritasıDaha büyük harita olarak gösterGoogle Earth ile görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/kapadokya-3gn.html
Göreme-Güvercin Vadisi-UçhisarParkur HaritasıView Larger MapGoogle Earth ile görüntüle
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/kapadokya-5gn.html
Göreme-Avanos-Ürgüp-Ortahisar-Uçhisar-Göreme
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/kapadokya-4gn.html
Derinkuyu-Ihlara Vadisi-Selimiye
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/kapadokya-2gn.html
Söke'den uzun ovayı gectikten sonra güneyde bir taş yığını gibi görünen dağlar ve eteğinde masmavi Bafa gölü bulunur. Son zamanlarda suyu çekildi diyorlarsada Egenin en büyük gölü olarak mavi suları ile Beşparmak dağlarının sarı kahverengi yuvarlak ve devasa taşları ile güzel bir kontrast oluşturur göl.Parkur HaritasiView Larger MapGoogle Earth ile görüntüleyinBafa ve civari eski zamanlardaki haritasiBüyük Menderes nehrinin alüvyonlarını doldurması ile Bafa gölünün girişi kapanmıştır ve içerdeki liman şeirlerinin denizle bağlantısı kesilmiştir.Not: Sağ üst köşedeki LAYER OPACITY den haritanin seffaflığını ayarlayabilirsiniz.SAT tuşu ile uydu haritasını etkin hale getirebiliyorsunuz.
http://caglarca.blogspot.com/2007/09/bafa-gl.html
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=5606613606294101317
20 yaşınızda okulunuz bitiyor ve bir fabrikada dökümcü olarak çalışmaya başlıyorsunuz. Ama içinizdeki coğrafya sevgisi ve yeni yerleri görme isteği ağır basıyor, yola çıkıyorsunuz. Bisikletle yol sizi nereye götürürse. Tüm dünya bitiyor ve tekrar başlıyorsunuz ve hayatınızın kalan kısmı gitmedik ülke kalmıyacak şekilde yollarda geçiyor.İşte Alman Heinz Stucke'nin hayatı böyle. 1960 yılında 25 kiloluk 3 vitesli bisikleti ile başladığı yola hala devam ediyor ve hala aynı bisikletle.Mayıs 2006 itibariyle66 Yaşında645 bin km bisikletle yol gitmiş (Dünyanın çevresi 40 bin km)193 ülke görmüşGünde 80-120 km yapmış6 kere bisikleti çalınmış ama şans eseri bulunmuş40-50 kg bagaj taşımış18 pasaport doldurmuş4 araba kazası yapmış16 kere bisiklet kırılmış80 bin slayt ve fotograf çekmişHayatında hiç Almanya ya dömemiş1995-99 arası Guiness Rekorlar kitabına "Dünyanın en çok seyahat eden adamı" olarak geçmişKaynaklar:http://www.bikechina.com/ct-heinzstucke1z.htmlhttp://heinzstucke.com/http://www.world-of-bicycles.com/heinz/heinz.htmWikipedia
http://caglarca.blogspot.com/2007/06/dnyann-en-fazla-gezen-adam-ve.html
İngilizce de "once in a blue moon" diye bir deyim var. Eğer çok nadir bir iş yapılıyorsa bizim "kırk yılda bir" lafına denk geliyor. Eğer bir ay içersinde ay iki defa dolunay olarak denk geliyorsa bu ikinci aya blue moon yani mavi ay deniyor.Bu ay içersinde 1 Haziran 2007 tarihinde dolunay görüldü ve 30 haziranda bir daha var ve bu ikici dolunay mavi ay olacak.Aslında ikinci ay mavi olarak görünmüyor, bu daha önceki bir yanlış isimlendirmeden dolayı bu adı almış. Bu mavi ay olayı ortalama 2.72 yılda bir denk geliyor.Kaynaklarhttp://en.wikipedia.org/wiki/Blue_moonMavi ay hesaplaması
http://caglarca.blogspot.com/2007/06/mavi-ay-blue-moon.html
Akyaka, Gökova körfezinin en doğusunda Azmak Çayının denize döküldüğü yerde bulunuyor. Akkaya beldesinde Ağahan mimari ödülü almış Ula evleri örnek olarak alınarak yapılmış Akkaya-Muğla evleri dışında başka bir ev tipi yapılmasına izin verimiyor. Bu evleri planlayan Nail Çakırhan mimarlık eğitimi olmamasına rağmen 1983 yılında Ağahan Mimarlık ödülünü almış. Bu yüzden yapılaşma olsada evler çok estetik göründüğünden bize aralarında dolaşmak çok zevkli geldi. Kasaba da "Dondurmam Gaymak" filminin bir bölümü çekilmiş. Bizde filmde yeralmış Mısırcı Fevzi Tuna'YI gördük ve fotograf çekilmeden edemedik. Fevzi Tuna aslında balıkçılık yapıyor ve Sudan'dan gelen kölelerin torunlarındanmış ve de hava tahminleri ile ünlüymüş. Yaptıklarımız Sedir(Kedrai) adası:Söylentiye göre adadaki kumlar Romalı Marcus Antonius tarafından sevgilisi Klopatra için hediye için Mısırdan getirilmiş fakat gerçekte Anadolu iklim kuşağında çok nadir karbonatlı suların etkisiyle az sayıda ve uzun sürede oluşmuştur. Kleopatra plajı kültür bakanlığı tarafından gözetiliyor ve kumsaldaki kumlar koruma altına alınmış. Bu gezide yapmadığımız birgün yapmayı planladığımız aktiveteler: 1. Azmak çayında sea kayaking 2. Körfezin kuzeyinde yapılıi yolda dağ bisikleti 3. Akkaya'nın sırtını verdiği dağda sırttan geçiş yapmak
http://caglarca.blogspot.com/2007/06/akyakagkova-haftasonu-kamp.html
Türkiye Milli ParklarıGoogle Earth Topluluğu http://bbs.keyhole.com/ her türlü google earth haritasının ve bilginin paylaşıldığı bir yer. Türkiye milli parkları ile ilgili platanus adlı kullanıcı tarafından konmuş çok güzel bir milli parklar haritaları buldum. İki formatta da aşağıdaki linkler kullanılabilir.Google Earth ile görüntüleGoogle Maps ile görüntüleDiğer kaynaklar:Milli parklar genel müdürlüğü
http://caglarca.blogspot.com/2007/05/trkiye-milli-marklar.html
Çalıştığım yer İzmir'in tarihi bölümünde olduğundan öğle aralarını fotograf çekimi ve şehrin bilmediğim yerlerini keşif imkanım olabiliyor. Normalde benim emektar Canon A70 makinası kullanıyorum ama bazılarını yerine arkadaşımın Canon 350D sini kullandım. SLR makinanın havası tabiki bir başka. Direkt objektifin gördüğüne bakmak ve çekim sırasındaki deklanşör sesi ayrı bir keyif.
http://caglarca.blogspot.com/2007/05/izmir-fotgraflar.html
Türkiye'nin ilk uzun mesafeli yürüyüş RotasıDünya'nın en iyi 10 yürüyüş yolundan biriLikyalı Adam http://www.geocities.com/likyali_adam/index.html
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=4144287741165703515
BBC nin haberine göre öyle. Çok çay tüketimi başlıca iki yararı var.Birincisi çok çay içmekle beraber epeyce su içmiş oluyor insan böylece farketmeden su tüketimini arttırmış oluyoruz.Avrupa Klinik Beslenme Bültenine göre çayın faydaları söyle özetlenmiş:Su alımını sağlar: Uzmanlar günde 1.5/2 litre su tüketimini önermektedirler. Böylece içilen çay su ihtiyacının bir bölünü karşılar.Çay polifenol (ployphenol) içermekte ve bu maddenin kanser ve kalp krizine karşı koruma sağladığından bazı araştırmalar bahsetmektedirler.Florid (Fluoride) Çok az kişi çayın diş macunundaki floridi içerdiğini bilir. Bu madde diş taşı oluşumuna ve de kemiklerin güclenmesine yardımcı olur.Özetle çay içerdiği antioksidan ve su ihtiyacını karşıladığı için hem yararlı hemde güzel bir muhabbete vesile olduğu için de sosyal bir durum.Çayın bu kadar faydaları yanında zararlarıda olabilir. BunlarGıda maddelerinden demir emilimini önlediği için anemik insanlara yemek zamanında içmesi tavsiye edilmiyor. Genel olarak yemekten hemen sonraki 1 saat içersinde içilmemeli.Çay şekersiz içildiğinde 0 kalori ama şeker konulduğunda kolarisi oldukça artıyor. Bu hem kilo almaya hemde diş çürümeleri için zemin oluşturuyor.Herşeye rağmen çay bir zevk ve her içişte zevk alınmalı.Kaynaklar: Tea 'healthier' drink than water/BBC NewsÇay(Yapraktan bardağa çay)
http://caglarca.blogspot.com/2007/05/ay-sudan-daha-m-saglkl-m.html
Atlas dergisi nden Hakan Öge yi sanırım 1995 yılından beri izliyorum. Paramtor ile havadan çektiği fotograflarla Atlas dergisine bambaşka bir bakış kazandıran Hakan, 2 Mayıs 2004 yılında İstanbul'da MARDEK adlı teknesiyle tek başına dünya turuna çıktı, yaşadıklarını kendi(http://www.hakanoge.com) yayınladı.Hakan Öge nin izlediği rota ve Mardek (www.hakanoge.com)9.5 metrelik teknesini tek başına dünya turuna hazır bir şekilde Antalya da inşa etti. Yolculuğun ilk bölümünde aslında en büyük sorunun insanın yanlızlık duygusu olduğu belirtiyordu. İnsan, demekki doğadan gelen her türlü zorluğa katlanabilmesine rağmen yanlızlığa katlanamıyor. Hakan'ın yanlız yolculuğu Yeşil Burun adasında bir karşılaşmayla son buldu. Atlas okyanusundan sonra yolculuğa Belçikalı Sophie ile devam etme karar aldı.Bu yolculuğun seyrinide bir bakıma etkiledi. Dünya turuna çıkan çoğu yelkenlinin tersine Panama kanalından değilde güney Amerika'nın güneyinden dolaşarak Macellan'ın ve Panama kanalının inşasından önceki rotayı izleme kararı aldı. Patagonya kıyıları dünyanın en zorlu denizi olarak biliniyormuş. Yolculuk zorlu ve internetten izleyenler açısından heyecanlı geçti. Bu bir türk yelkenlisi için ilkdi.Daha nice zorluk ve güzel yerden sonra Hakan, 27 Mayıs 2007 Pazar günü Antalya da dünya turunu tamamladı.Daha önce Sadun Boro ve Atasoy ailesinin tamamladığı dünya turundan farklı olarak ilk defa bir Güney Amerika'nın güneyindeki Macellan körfezinden gecerek yani Macellan'ın rotasına benzer bir rotadan yapıldı.Kaynaklar:http://www.hakanoge.comhttp://www.hurriyet.com.tr/gundem/6595536.asp?gid=180Hakan turunu Antalya dan sonra Ege kıyılarını izleyerek İstanbul da bitirecek. Eğer İzmir e yakın bir yerde durursa bizde tanışmaya ve Mardek i görmeye gideceğiz. Ve fotograflarını buradan yayınlamaya çalışacağım.
http://caglarca.blogspot.com/2007/05/dnya-etrafnda-3-yl-ve-macellenn.html
Gecelemek Pişirme/Yemek Çadır Tabakları yıkamak için genişce kap Uyku tulumu Kahve/Çay/Şeker/Sıcak Çukulata Mat/Şişme yatak Pompa Katlanabilir sandalye
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=4705840156514869628
Dünyayı baştanbaşa turlayıp başlanılan yere gelmek tarihin başından beri insanların yapmak istedği bir macera olmuştur. Eskiden araçların yavaş ve güvensiz olması sonucunda tam bir macera olan bu girişim gectiğim yüzyıl içersinde oldukça kolaylaştı. Artık turizm şirketleri bir iki haftada sehirleri yolcu uçağı ile hızlı bir şekide kathedecek dünya turları için biletler verebiliyorlar.Macera ruhunu hep arayan insanoğlu bu dünya turunu hep bir zor haline getirme ve daha önce başarılmamışı başarma yolunu seçmiştir. Macellan zamanlarında yıllar süren bir macera olan yelkenli ile dünya turu artık sıradan bir yolculuk olmuş durumda.Son yıllarda sadece kas gücüne dayalı ve herhangi başka yardımcı güc olmadan dünya turu yapanlar var. Bunlar denizleri ve okyanusları kürekle, yolları ise yürümeyle ya da bisikletle katediyorlar. İletişimin ilerlemesiyle birlikte bu kişilerin yol maceralarını bizlerde masamızdan takip edebiliyoruz.
http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6934512611920098694&postID=3482700124384289606
19/20 Mayıs 2007 tarihlerinde yapmış olduğumuz kamp etkinliğinin parkur haritasını iki şekilde görüntüleyebilirsiniz.Parkur Harıtasını web üzerinden görüntülemek için tıklayınGoogle Earth içersinde görüntülemek içinParkur Harıtasını indirin.
http://caglarca.blogspot.com/2007/05/aydin-paa-yaylas-kamp.html

